Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
>Bazen yetmiyor yazabileceklerim hissettiğimi anlatmak için, ben sustum..Satırlar konuştu..
Salı, Şubat 23, 2010
Cuma, Şubat 19, 2010
Kaçış..
Pencere önünde bi yalnızlık daha yaşıyorum şu sıralar..
Bulutları izliyorum..
Yağmur yağıyor arada, bazen güneş..
Tüm açlığımla özgürlüğü soluyorum şimdi..
Görünen kısmın görünmeyenini hayal ediyorum sessizce..
Yerlisi yabancısı herkesi uzaklaştırdım kendimden..
Birilerinin gitmesi gerekiyordu ve bu ben oldum..
Niye diye sormayın sakın..
Nedenini çok iyi biliyorsunuz..
Cümleleriniz sabitleşti, anlattıklarınız, yaşadıklarınız sıradanlaştı..
Rastgele seçtiğiniz konular bile geldi boğazıma oturdu rahatça..
Her kurduğum cümleden sonra offf! çektiniz, küstahça susturdunuz istekli seslerimi..
Sanki hayatınızdaki yolunda olmayışların tüm faturası bana aitmiş gibi davrandınız..
Omuzlarımdaki yüklere ortak olacağınıza, hayatıma ortakçı oldunuz..
Bölünemiyorum daha fazla, bölemiyorum hayatımın bir yarısını sizin istediğiniz gibi..
Bencilce davranamıyorum mesela, her istediğimi söyleyemiyorum, her istediğimi yaşayamıyorum siz gibi..
Düşler kuramıyorum artık..
Gözümü kapattığımda gördüğüm tek renk, yalnızlık şimdi..
Bilmiyorum ne kadar sürecek ama sanırım böyle daha mutluyum ben..
Kapat Gözlerini!..
Bulutları izliyorum..
Yağmur yağıyor arada, bazen güneş..
Tüm açlığımla özgürlüğü soluyorum şimdi..
Görünen kısmın görünmeyenini hayal ediyorum sessizce..
Yerlisi yabancısı herkesi uzaklaştırdım kendimden..
Birilerinin gitmesi gerekiyordu ve bu ben oldum..
Niye diye sormayın sakın..
Nedenini çok iyi biliyorsunuz..
Cümleleriniz sabitleşti, anlattıklarınız, yaşadıklarınız sıradanlaştı..
Rastgele seçtiğiniz konular bile geldi boğazıma oturdu rahatça..
Her kurduğum cümleden sonra offf! çektiniz, küstahça susturdunuz istekli seslerimi..
Sanki hayatınızdaki yolunda olmayışların tüm faturası bana aitmiş gibi davrandınız..
Omuzlarımdaki yüklere ortak olacağınıza, hayatıma ortakçı oldunuz..
Bölünemiyorum daha fazla, bölemiyorum hayatımın bir yarısını sizin istediğiniz gibi..
Bencilce davranamıyorum mesela, her istediğimi söyleyemiyorum, her istediğimi yaşayamıyorum siz gibi..
Düşler kuramıyorum artık..
Gözümü kapattığımda gördüğüm tek renk, yalnızlık şimdi..
Bilmiyorum ne kadar sürecek ama sanırım böyle daha mutluyum ben..
Kapat Gözlerini!..
Çarşamba, Şubat 17, 2010
Yağdıkça..
Yerle yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan
Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
Çalan, çaldıran, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul
Şehre bir yağmur yağdı
Ben ağladım
Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan
Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses
Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden..
Bir şehre yağmur yağdı
Ben ağladım
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?
Yağmur şehre bir yağdı
Ben ağladım
Ben ençok seni götürdüm giderken
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben... Yağmur... Ağladım...
Kavim göçlerinden bu yana ağlayan
Ve durmadan
Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler
Çalan, çaldıran, yakalatan
Adı bende gizli bir kadındı İstanbul
Şehre bir yağmur yağdı
Ben ağladım
Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan
Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses
Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır
Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden
Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk
sipariş edildi yeniden..
Bir şehre yağmur yağdı
Ben ağladım
Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında
Hangisi talandı demli öpücüklerin
Ve buğularda yitirilen kimin adıydı
Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu
Soyulur muydu kabuğu hayatın
Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?
Yağmur şehre bir yağdı
Ben ağladım
Ben ençok seni götürdüm giderken
Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları
Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı
Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi
Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı
Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı
Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı
Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı
Ben... Yağmur... Ağladım...
Salı, Şubat 16, 2010
Pazar, Şubat 07, 2010
(...)
Gittiğin gün güldüm en çok..
Adımların şahit!.
Geldiğin gün ağladım en çok..
Gözyaşlarım şahit!.
Giderken ağladın en çok..
Kahkahalarım şahit!.
Gelirken güldün en çok..
Islak avuçlarım şahit!.
(...)
Adımların şahit!.
Geldiğin gün ağladım en çok..
Gözyaşlarım şahit!.
Giderken ağladın en çok..
Kahkahalarım şahit!.
Gelirken güldün en çok..
Islak avuçlarım şahit!.
(...)
Pazartesi, Şubat 01, 2010
Ne yazık ki..
Birilerini kızdıracak belki ama, olsun..
Bu yazının her cümlesine konulabilir bu çaresiz tümce, "Ne yazık ki.."
Yaradılışının ilk günlerindeki gibi kalmakta inat eden..Gelişmeyi, özellikle de zihinsel gelişmeyi pratikte pek baraşamamış..Hem cinslerim arasındaki hiyerarşik düzen hakkında bu yazı..
Genel olarak düzen(!) içerisinde sıralanabilmen için ya da varlığının onaylanması için; ne kadar şiddet yanlısısın, ne kadar kaslarına güvenirsin vb. konular etkilidir..Şöyle ki:
"Benim babam seninkini döver diyerek.." küçük yaşlarda başladı bu aslında..Kendi gücümüz yetmediği için önce babalarımızı, kahramanlarımızı, savaştırdık..Gücümüz biraz yeter olunca da, okul yıllarına geldiğimizde, lider olabilmek için belki de, tenefüsleri kullandık kavga etmek için..Bu bazen maçtaki kale seçimi içindi, bazen saçma salak nedenler için..
Derken biraz daha büyüdük, liseli olduk..Ergenliğin getirdiği haylazlıklarda eklenince tüm bunlara..Kız arkadaşımıza atılan bi çift laf için kavga ettik okul önlerinde..Siyasi fikirlere büründük sonra, ocağımızdaki insanlarıda kendi kavgamıza ortak ettik..Kavga edebilmekti kendini ıspatlamanın yolu..Ve kendi hayali izleyicilerimiz önünde birer savaşçı gibiydik adeta..
Birilerinin okula gizlice soktuğu kemik saplı çakılara imrendik hep ve o kişiyi yücelttik gözümüzde bunu yapabildiği için..Asiydik, kanımız kaynıyordu ama..Hep kavga için kullandık bunu..Aksini söyleyenler, aksini yaşayanlar düşman kesildi gözümüze..Farklılıkları sindiremedik sonra..Kendi düzenimiz içinde, kendimiz gibi olan bireyleri destekledik hep..Hep biz olduk, hep yeni bizler var ettik çevremizde..
Sohbet konularımız, hangi kavgayı nasıl yaptığımız, kimi nasıl dövdüğümüz ve hangi kızla nasıl seviştiğimizdi belli bir süre..Sürükleyici hikayeler ürettik özene bözene..Ve düzen içerisinde Ooo! denilen olmaktı asıl amacımız..
Sonra biraz daha büyüdük..İşlerimiz oldu gün içini dolduran..İş arkadaşlarımızla da yaptık kavga..Ama kurallar gereği sadece dudaklarda kaldı bu..Eşlerimiz de oldu arkadaşlarla kıraathane köşelerinde oyun oynadıktan sonra yanına yattığımız..Kavgalarımız da oldu onlarla..Unuttuk işte yine..Yaradılışımız gereği onları korumamız için verilen gücü, onlar üzerinde test ettik bu sefer..Ve biz bununla da övündük..Taş fırın erkekliğimizin önemli bi ölçütüydü bu çünkü..Babamız da böyle yapmıştı hem..Öyle gördük, öyle dövdük karılarımızı..
Çocuğumuz oldu sonra..Ele avuca geldiği ilk gün, yüzüne beş parmağımızın izini bıraktık..Bıraktık çünkü oda bizim yolumuzdan gelsin istedik..O da kavga etsin okulda..Oda vursun, oda kırsın istedik, aman pısırık büyümesinde ne olursa olsun dedik ve hatta küfürler öğrettik kavga ederken yumruklarını süslesin diye..(!)..
Ne yazık ki biz, tüm bunları yaptık, yapıyoruz ve yapacağız..
Kısır bir döngüyü oluşturan zincirin kırık bi halkası olduğum için çok şanslıyım sanırım..Belki de bu yazıyı bi erkeğin kaleminden okuyandır asıl şanslı olan.. :)
Kapat gözlerini!..
Bu yazının her cümlesine konulabilir bu çaresiz tümce, "Ne yazık ki.."
Yaradılışının ilk günlerindeki gibi kalmakta inat eden..Gelişmeyi, özellikle de zihinsel gelişmeyi pratikte pek baraşamamış..Hem cinslerim arasındaki hiyerarşik düzen hakkında bu yazı..
Genel olarak düzen(!) içerisinde sıralanabilmen için ya da varlığının onaylanması için; ne kadar şiddet yanlısısın, ne kadar kaslarına güvenirsin vb. konular etkilidir..Şöyle ki:
"Benim babam seninkini döver diyerek.." küçük yaşlarda başladı bu aslında..Kendi gücümüz yetmediği için önce babalarımızı, kahramanlarımızı, savaştırdık..Gücümüz biraz yeter olunca da, okul yıllarına geldiğimizde, lider olabilmek için belki de, tenefüsleri kullandık kavga etmek için..Bu bazen maçtaki kale seçimi içindi, bazen saçma salak nedenler için..
Derken biraz daha büyüdük, liseli olduk..Ergenliğin getirdiği haylazlıklarda eklenince tüm bunlara..Kız arkadaşımıza atılan bi çift laf için kavga ettik okul önlerinde..Siyasi fikirlere büründük sonra, ocağımızdaki insanlarıda kendi kavgamıza ortak ettik..Kavga edebilmekti kendini ıspatlamanın yolu..Ve kendi hayali izleyicilerimiz önünde birer savaşçı gibiydik adeta..
Birilerinin okula gizlice soktuğu kemik saplı çakılara imrendik hep ve o kişiyi yücelttik gözümüzde bunu yapabildiği için..Asiydik, kanımız kaynıyordu ama..Hep kavga için kullandık bunu..Aksini söyleyenler, aksini yaşayanlar düşman kesildi gözümüze..Farklılıkları sindiremedik sonra..Kendi düzenimiz içinde, kendimiz gibi olan bireyleri destekledik hep..Hep biz olduk, hep yeni bizler var ettik çevremizde..
Sohbet konularımız, hangi kavgayı nasıl yaptığımız, kimi nasıl dövdüğümüz ve hangi kızla nasıl seviştiğimizdi belli bir süre..Sürükleyici hikayeler ürettik özene bözene..Ve düzen içerisinde Ooo! denilen olmaktı asıl amacımız..
Sonra biraz daha büyüdük..İşlerimiz oldu gün içini dolduran..İş arkadaşlarımızla da yaptık kavga..Ama kurallar gereği sadece dudaklarda kaldı bu..Eşlerimiz de oldu arkadaşlarla kıraathane köşelerinde oyun oynadıktan sonra yanına yattığımız..Kavgalarımız da oldu onlarla..Unuttuk işte yine..Yaradılışımız gereği onları korumamız için verilen gücü, onlar üzerinde test ettik bu sefer..Ve biz bununla da övündük..Taş fırın erkekliğimizin önemli bi ölçütüydü bu çünkü..Babamız da böyle yapmıştı hem..Öyle gördük, öyle dövdük karılarımızı..
Çocuğumuz oldu sonra..Ele avuca geldiği ilk gün, yüzüne beş parmağımızın izini bıraktık..Bıraktık çünkü oda bizim yolumuzdan gelsin istedik..O da kavga etsin okulda..Oda vursun, oda kırsın istedik, aman pısırık büyümesinde ne olursa olsun dedik ve hatta küfürler öğrettik kavga ederken yumruklarını süslesin diye..(!)..
Ne yazık ki biz, tüm bunları yaptık, yapıyoruz ve yapacağız..
Kısır bir döngüyü oluşturan zincirin kırık bi halkası olduğum için çok şanslıyım sanırım..Belki de bu yazıyı bi erkeğin kaleminden okuyandır asıl şanslı olan.. :)
Kapat gözlerini!..
Salı, Ocak 05, 2010
Masal..

Bir varmış bir yokmuş diye başladı buda..
Dudaklarda masalımsı bi tat bırakarak..
Asırlık umutlarla gelmiştin yanıma..
Büyülü birer cevap aradın herşeye, hepsine..
Gülüp koşup eğleniyorduk her yeni gün..
İçimize sinmese bile dışımıza sindi varlığımız..
Çocuk oyunlarındaki gibi aynı anda konuştuk hep..
Ne ben anlatabildim istediğimi, ne de sen..
Uzak düştük şimdi..
Ruhun uzak..Sesin..Yeşil bakışların..
Bir varsın yani, bir yoksun..
Varsın gibi yoksun gibi..
Masal gibi yaşadık işte..
Bi sen var oldun, bi ben yok olamadım..
Kapat gözlerini!..
Pazar, Aralık 13, 2009
Yahid..
...
soyut bi çizim yapacaksın zihninde
bi yol düşün ardında bıraktığın uzanıp gidiyor
bi kaç farklı yolun olduğu bi ayrıma gelmişin
seçeneklerin var kısacası
bi yolu seçip devam etmen gerek yoluna
durup beklersin bi süre
hangisine girsem acaba dersin ..
yolun ilerisinde ne vardır bilmezsin
kararda vermen gerek
seçersin ve yürürsün
yaşamak istersin yani o yolu
eksileriyle artılarıyla ..
sende benim için bi yolsun diyebilirim
yürümek istiyorum ben o yolda
koşmak bazen durmak
hem öyle bi yola girdim ki
orda olmaktan da büyük zevk duyuyorum
tüm hevesimle ilerlemeye çalışırken sen dur diyorsun bana
yada durakla gitme hemen
yasak yani ..
bekliyorum azcık iteliyorum önüme koyduğun yasağı
belki yıkıp geçiyorum
belkide ben düşüyorum
dedimya yolda olmaktan zevk alıyorum
şunuda hissediyorum yolunda olduğum için sende aynı şeyi hissediyorsun
bu bi yolculuk işte
ilerde ne var görmek istiyorum ben
sağda hangi ağaç var
solda hangi yıkık ev
belki uçurumlar vardır ilerde
belki yokuşlar belki yokkuş aşağıları vardır..
yolda olmaktan mutluyum ben
bitti..
soyut bi çizim yapacaksın zihninde
bi yol düşün ardında bıraktığın uzanıp gidiyor
bi kaç farklı yolun olduğu bi ayrıma gelmişin
seçeneklerin var kısacası
bi yolu seçip devam etmen gerek yoluna
durup beklersin bi süre
hangisine girsem acaba dersin ..
yolun ilerisinde ne vardır bilmezsin
kararda vermen gerek
seçersin ve yürürsün
yaşamak istersin yani o yolu
eksileriyle artılarıyla ..
sende benim için bi yolsun diyebilirim
yürümek istiyorum ben o yolda
koşmak bazen durmak
hem öyle bi yola girdim ki
orda olmaktan da büyük zevk duyuyorum
tüm hevesimle ilerlemeye çalışırken sen dur diyorsun bana
yada durakla gitme hemen
yasak yani ..
bekliyorum azcık iteliyorum önüme koyduğun yasağı
belki yıkıp geçiyorum
belkide ben düşüyorum
dedimya yolda olmaktan zevk alıyorum
şunuda hissediyorum yolunda olduğum için sende aynı şeyi hissediyorsun
bu bi yolculuk işte
ilerde ne var görmek istiyorum ben
sağda hangi ağaç var
solda hangi yıkık ev
belki uçurumlar vardır ilerde
belki yokuşlar belki yokkuş aşağıları vardır..
yolda olmaktan mutluyum ben
bitti..
Salı, Kasım 03, 2009
Kasım 15'di..
Kar yağdı üzerime dün..Soğuktu her kış gibi ve beyaz..Takvimin gölgesinde yaşayan biri için hazırlıksız yakalanmaktı bunun adı..Gece oldu, baktım dışarı..Uzun uzun seni düşündüm..O karanlık beyazda bizi mi buldum ne tekrar..İçim şöyle bi çız etti..Sen yoktun..
Azcık kaldı, yıl dönümleri hep hüzünlendirir beni..Yağan karda bile kokun var..İzin var ama sen yoktun..
Kar yağdı üzerime dün..Soğuktu her kış gibi ve beyaz..Takvimin gölgesinde yaşayan biri için hazırlıksız yakalanmaktı bunun adı..Sabah oldu baktım dışarı..Uzun uzun seni düşünmek istedim..O erimiş beyazda bizi mi buldum ne tekrar..İçim şöyle bi cız etti..Sen yoktun..
Özledim ben seni..Ne gelişin aklımda ne de gidişin..Kasım 15'di bu acının başlangıcı ve yaklaşıyoruz ona..Mezarının başına gelip bi'kez sarılabilir miyim?..Bi'kez baksan bana sadece!..Başka da bi'şey istemiyorum..
Kapat gözlerini.
Azcık kaldı, yıl dönümleri hep hüzünlendirir beni..Yağan karda bile kokun var..İzin var ama sen yoktun..
Kar yağdı üzerime dün..Soğuktu her kış gibi ve beyaz..Takvimin gölgesinde yaşayan biri için hazırlıksız yakalanmaktı bunun adı..Sabah oldu baktım dışarı..Uzun uzun seni düşünmek istedim..O erimiş beyazda bizi mi buldum ne tekrar..İçim şöyle bi cız etti..Sen yoktun..
Özledim ben seni..Ne gelişin aklımda ne de gidişin..Kasım 15'di bu acının başlangıcı ve yaklaşıyoruz ona..Mezarının başına gelip bi'kez sarılabilir miyim?..Bi'kez baksan bana sadece!..Başka da bi'şey istemiyorum..
Kapat gözlerini.
Cuma, Eylül 18, 2009
Senden kalan..
Ne kaldı senden kalan?..Koca bir hiçsin şimdilerde..Değmezmiş onca telaşa, onca kavgaya..Gözlerimi kapadığımda tek aradığım huzur şimdi..Yeniden başladım bu yüzden..İnce ince işliyorum..Nakış nakış..Ruhum ve gönlüm tekrar yeşerecek..
Yoksaymıyorum seni..
Zaman en büyük yardımcım..Birlikte silikleştiriyoruz seni..İzlerini kapatıyoruz yavaşca..Hepsi kapanmaz elbet..Varsın kapanmasın!..Galiba o kadarını hak ettin üzerinde bal mumu olmayan..Tüm iyi niyetlerim seninle hâla..Dualarımda..
Yoksaymıyorum seni..
Zaman en büyük yardımcım..Birlikte silikleştiriyoruz seni..İzlerini kapatıyoruz yavaşca..Hepsi kapanmaz elbet..Varsın kapanmasın!..Galiba o kadarını hak ettin üzerinde bal mumu olmayan..Tüm iyi niyetlerim seninle hâla..Dualarımda..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

